Geliştiriciler İçin En İyi 6 Serverless SQL Veritabanı (2026 Karşılaştırması)

Paylaş:
Geliştiriciler İçin En İyi 6 Serverless SQL Veritabanı (2026 Karşılaştırması)

Yeni bir proje başlatırken artık çoğu geliştirici aynı noktaya geliyor: Uygulama kodu hızla ilerliyor ama veritabanı tarafında sunucu yönetimi zaman yiyor. 2026'da hâlâ manuel ölçekleme, instance boyutu ayarlama ve boşta çalışan kaynaklara para ödeme gibi klasik dertlerle uğraşmak istemiyoruz. İhtiyaç duyduğumuz şey net: tek bir bağlantı dizesi, talebe göre büyüyen bir sistem ve iş yokken gereksiz maliyet üretmeyen bir altyapı.

Tam da bu yüzden serverless SQL kategorisi son yıllarda inanılmaz kalabalıklaştı. Ancak "en iyi" çözüm tek bir ürün değil; kullandığın teknoloji yığınına, trafik profilinize, gecikme toleransına ve ekip alışkanlıklarına göre değişiyor. Aşağıda 2026 itibarıyla geliştirici gözüyle en güçlü 6 seçeneği karşılaştırmalı olarak ele alıyorum.

Serverless SQL neden farklı hissettiriyor?

Bu ürünleri klasik yönetilen veritabanlarından ayıran temel fikir, compute ve storage ayrımı. Geleneksel modelde veritabanın çoğunlukla sürekli açık bir makine üzerinde çalışır. Trafik yoksa bile belli bir maliyet devam eder. Serverless modelde ise verinin saklandığı katman ile sorguyu çalıştıran işlem katmanı ayrıştırılır; sorgu geldiğinde compute aktifleşir, iş bitince kaynak küçülür ya da durur.

Bu yaklaşımın üç pratik sonucu var:

  • Küçük projeler için daha düşük başlangıç maliyeti,
  • Ani trafik artışlarına karşı daha esnek ölçekleme,
  • Geliştirici ekiplerde operasyon yükünün azalması.

Elbette bedelsiz değil. Bazı platformlarda cold start gecikmesi, bazılarında özellik kısıtı, bazılarında ise ekosistem bağımlılığı oluşabiliyor. Bu yüzden seçim yaparken sadece "serverless" etiketine değil, gerçek çalışma şekline bakmak gerekiyor.

1) Neon: Postgres deneyimini bozmadan modern akış

Neon, 2026'da Postgres isteyen ama modern geliştirici deneyiminden vazgeçmek istemeyen ekiplerin ilk adaylarından biri. En güçlü tarafı database branching. Git benzeri dal mantığını veritabanına taşıyarak migration denemelerini, feature preview akışlarını ve test ortamı kurulumunu ciddi şekilde hızlandırıyor.

Özellikle CI/CD süreçlerinde çok etkili: üretim verisine yakın bir dal açıp şema değişikliğini güvenle test edebiliyorsun. Kopyala-yapıştır değil, copy-on-write yaklaşımıyla hızlı ve verimli çalışıyor.

    Artıları
  • Gerçeğe çok yakın Postgres uyumluluğu,
  • Branching ile güvenli migration akışları,
  • Modern dashboard ve geliştirici odaklı DX.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • Scale-to-zero aktifse ilk sorguda cold start yaşanabilir,
  • Trafik yapısına göre bağlantı yönetimi stratejisi gerekebilir.

Neon, "Postgres kalsın ama iş akışım hızlansın" diyenler için çok güçlü bir denge noktası.

2) Supabase: Veritabanından fazlasını isteyenler için

Supabase teknik olarak Postgres temelli bir platform ama değer önerisi tek başına DB değil. Veritabanına ek olarak Auth, Storage, edge fonksiyonları ve API katmanını birlikte sunması nedeniyle özellikle tek başına çalışan geliştiriciler ve küçük ekipler için çok pratik.

MVP aşamasında en büyük kazanç, parçalı servisleri ayrı ayrı kurmak yerine tek panelden ilerlemek. Frontend odaklı çalışan ekipler için başlangıç hızını belirgin artırıyor.

    Artıları
  • "Batteries included" yaklaşımı: Auth + DB + Storage bir arada,
  • Hızlı prototipleme ve ürün doğrulama için ideal,
  • Topluluk ve içerik ekosistemi güçlü.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • Saf kullanım bazlı maliyet mantığı yerine plan limitleri baskın olabilir,
  • İleri seviye özelleştirme ihtiyacında platform kararları belirleyici olabilir.

"Backend'i baştan kurmakla uğraşmadan ürünü çıkarayım" diyorsan Supabase hâlâ en mantıklı başlangıçlardan biri.

3) Turso: Edge gecikmesini minimize etmek isteyenlere

Turso, libSQL tabanlı yapısıyla SQLite dünyasını edge tarafına taşıyan en dikkat çekici oyunculardan biri. Eğer uygulamanın kullanıcıya coğrafi olarak yakın bölgelerde hızlı cevap vermesi kritikse, Turso çok güçlü bir alternatif. Özellikle Vercel/Cloudflare gibi edge-first altyapılarla iyi eşleşiyor.

SQLite'nin hafifliği sayesinde sorgular çoğu senaryoda "yerelde dosyaya erişiyormuş" hissi verecek kadar hızlı olabilir. Bu da son kullanıcı deneyiminde fark yaratır.

    Artıları
  • Edge odaklı düşük gecikme,
  • Basit ve hızlı kurulum,
  • Hafif iş yüklerinde etkileyici performans.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • Gelişmiş Postgres/MySQL özellikleri bekleyen projelerde sınırlar var,
  • Karmaşık kurumsal iş mantıklarında motor seçimi stratejik karar gerektirir.

Kısacası Turso, "maksimum özellik" yerine "minimum gecikme" hedefleyen uygulamalarda parlıyor.

4) PlanetScale: Yüksek ölçek ve sıfıra yakın kesinti kültürü

PlanetScale, Vitess kökenli mimarisiyle ölçeklenebilir MySQL tarafında yıllardır güçlü bir referans. 2026'da ürün konumlandırması daha genişlese de temel değeri aynı: büyük trafikte güvenli şema yönetimi ve operasyonel istikrar.

Deploy Request benzeri akışlarla şema değişikliklerini kontrollü biçimde yürütmek, özellikle canlı sistemlerde büyük konfor sağlıyor. "Migration sırasında uygulama düşmesin" kaygısı olan ekiplerde bu yaklaşım ciddi fark yaratır.

    Artıları
  • Yüksek ölçekli iş yüklerinde olgun mimari,
  • Güvenli şema değişiklik akışları,
  • Üretim istikrarına odaklanan operasyon modeli.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • Başlangıç maliyeti, bazı alternatiflere göre daha yüksek olabilir,
  • Küçük projelerde platformun tüm gücüne her zaman ihtiyaç olmayabilir.

Trafiğin büyüyeceğini biliyorsan veya kesintiye toleransın düşükse PlanetScale uzun vadeli güvenli limanlardan biri.

5) TiDB Cloud Serverless: Spiky trafik için güçlü MySQL alternatifi

TiDB Cloud'un serverless katmanı, özellikle ani trafik sıçramaları yaşayan uygulamalarda öne çıkıyor. Dağıtık mimari yaklaşımı sayesinde kampanya, lansman veya beklenmedik viral etkilerde yükü yayma konusunda avantajlı.

MySQL uyumluluğu sayesinde mevcut bilgi birikimini korurken, geleneksel tek düğüm darboğazını azaltma fırsatı veriyor. 2026'da maliyet/fayda dengesinde değerlendirildiğinde geliştirici dostu seçeneklerden biri olmayı sürdürüyor.

    Artıları
  • Spiky trafik senaryolarında elastik davranış,
  • MySQL bilen ekipler için öğrenme eğrisi düşük,
  • Dağıtık mimari sayesinde ölçek yol haritası net.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • PostgreSQL ekosistemine kıyasla topluluk kaynağı daha sınırlı olabilir,
  • İleri dağıtık veritabanı kavramları için ekipte mimari farkındalık gerekir.

Mevsimsel veya kampanya odaklı trafik patlamaları olan ürünler için TiDB Cloud güçlü bir aday.

6) Prisma Postgres: ORM merkezli ekipler için pürüzsüz deneyim

Zaten Prisma ORM kullanıyorsan Prisma Postgres en düşük sürtünmeli seçim olabilir. En büyük avantajı, ORM ile veritabanı servisinin aynı ürün yaklaşımında birleşmesi. Bu, bağlantı yönetiminden şema akışına kadar birçok adımda entegrasyon maliyetini azaltıyor.

Özellikle cold start duyarlılığı olan uygulamalarda hızlı uyanma davranışı pratikte önemli. Ayrıca geliştirici ergonomisi sayesinde küçük ekiplerin üretim hızını artırabiliyor.

    Artıları
  • Prisma ile doğal entegrasyon,
  • Hızlı başlangıç ve düşük operasyon yükü,
  • Geliştirici verimliliğine odaklı ürün deneyimi.
    Dikkat edilmesi gerekenler
  • Ürün yeni sayılabileceği için ekosistem olgunluğu zamanla artacak,
  • Belirli bir araç zincirine bağımlılık riski değerlendirilmeli.

Prisma'yı zaten merkezde kullanan projelerde, "az konfigürasyonla çok iş" hedefi için mantıklı bir tercih.

Hızlı karşılaştırma tablosu (2026)

ÖzellikNeonSupabaseTursoPlanetScaleTiDB Cloud ServerlessPrisma Postgres
SQL MotoruPostgresPostgresSQLite/libSQLMySQL (ve genişleyen seçenekler)MySQL uyumlu dağıtıkPostgres
Güçlü Olduğu AlanBranching + Postgres DXTam yığın backend kolaylığıEdge gecikmesiYüksek ölçek ve güvenli şemaSpiky trafik yönetimiPrisma merkezli DX
Cold Start DavranışıPlan ve ayara bağlıGenellikle stabilÇok düşükYapıya bağlıHızlıHızlı uyanma
Başlangıç KullanımıOrtaÇok kolayKolayOrtaOrtaÇok kolay (Prisma ile)
En Uygun SenaryoCI/CD ve migration odaklı ekipHızlı MVP ve ürün doğrulamaEdge-first uygulamalarKritik üretim iş yükleriTrafik sıçramalı MySQL projeleriPrisma kullanan ekipler

Hangi projede hangisini seçmeli?

Kararsızlığı azaltmak için pratik bir eşleştirme:

  • Tek başına MVP geliştiriyorsan: Supabase ile başla. Auth ve veri katmanını tek yerden yönetmek zaman kazandırır.
  • Next.js/React + Postgres hattındaysan: Neon çok güçlü bir varsayılan seçim. Branching, geliştirme sürecini belirgin rahatlatır.
  • Küresel kullanıcı + düşük gecikme istiyorsan: Turso'yu dene. Edge replikasyon etkisini gerçek kullanıcıda hızlı hissedersin.
  • MySQL tabanında büyüme ve kesintisizlik önceliğinse: PlanetScale güvenli tercihtir.
  • MySQL'de ani trafik sıçramaları yaşıyorsan: TiDB Cloud serverless planını ciddi değerlendir.
  • Prisma zaten omurgaysa: Prisma Postgres entegrasyon avantajıyla öne çıkar.

Seçim yaparken 5 kritik kontrol sorusu

Araç seçimi çoğu zaman özellik listesiyle değil, doğru sorularla netleşir:

1. Trafiğim gün içinde dengeli mi, yoksa ani sıçramalı mı? 2. Cold start gecikmesine ürün deneyimim ne kadar toleranslı? 3. Ekip Postgres mi MySQL mi SQLite mı daha iyi biliyor? 4. Sadece veritabanı mı istiyorum, yoksa auth/storage gibi platform servisleri de gerekli mi? 5. İleride farklı sağlayıcıya geçiş ihtimalim yüksek mi?

Bu sorulara dürüst yanıt vermek, "trend olanı" değil "projene uygun olanı" seçmeni sağlar.

Sonuç: En iyi veritabanı, ekibinin hızını artırandır

2026 itibarıyla serverless SQL artık niş değil, ana akım. Neon, Supabase, Turso, PlanetScale, TiDB Cloud ve Prisma Postgres; hepsi farklı bir problemi çok iyi çözüyor. Tek bir mutlak kazanan yok. Doğru seçim, teknik gereksinimlerinle ekip alışkanlıklarının kesiştiği noktada ortaya çıkıyor.

Yeni başlıyorsan gereksiz mimari karmaşıklığa girmeden ilerlemek en doğru strateji. Önce ürünü canlıya al, gerçek kullanıcı davranışını gör, sonra ihtiyaç oldukça ölçek ve mimariyi derinleştir. Veritabanı zamanla değişebilir; ama erken aşamada kaybedilen geliştirme hızı geri gelmez.

> Not: Bu içerik, 2026 dönemindeki güncel serverless SQL ekosistemini geliştirici perspektifiyle özgün biçimde derleyip karşılaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.

Makale Bilgileri

Yazar: İsmail Hakkı EREN
İlgili Yazılar