Yapay Zeka Politiği ve Askeri Etik Tartışmaları

Paylaş:
Yapay Zeka Politiği ve Askeri Etik Tartışmaları - blog yazısı görseli

2026 yılı, yapay zekanın sadece bir laboratuvar mucizesi olmaktan çıkıp, jeopolitik bir güç unsuru haline geldiği yıl olarak tarihe geçiyor. Teknolojik ilerlemenin hızı, uluslararası hukuk ve etik kuralların çok ötesine geçmiş durumda. Özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, "Yapay zekaya ne kadar güvenebiliriz?" sorusunu "Yapay zekayı kim, nasıl kontrol etmeli?" sorusuna dönüştürdü.

Sovereign AI: Ulusal Egemenliğin Yeni Kalesi

2026'da devletler artık sadece sınırlarını değil, "veri ve model egemenliklerini" de korumak istiyor. Sovereign AI (Egemen Yapay Zeka) kavramı, ülkelerin kendi kültürel değerlerine, dillerine ve güvenlik protokollerine uygun modelleri bizzat geliştirmesi veya tamamen kontrolü altında tutması anlamına geliyor.

Neden bu bir zorunluluk haline geldi?

* Veri Gizliliği: Kritik devlet verilerinin yabancı menşeli bulut sistemlerinde işlenmesi ulusal güvenlik riski olarak görülmeye başlandı. * Kültürel Manipülasyon: Batı menşeli modellerin sunduğu cevapların, diğer kültürlerin değer yargılarıyla çelişebilmesi, ülkeleri kendi "milli modellerini" kurmaya itti.

Askeri Alanda Yapay Zeka: Claude Tartışması

Geçtiğimiz haftalarda sızan raporlar, normalde "şiddet içeren askeri faaliyetlerde kullanılmaması" şartıyla sunulan sivil yapay zeka modellerinin (Örn: Claude), karmaşık askeri operasyonların planlanmasında kullanıldığını ortaya koydu. Bu durum, yapay zeka şirketlerinin etik vaatleri ile gerçek dünya arasındaki boşluğu gözler önüne serdi.

Askeri yapay zeka tartışmalarının üç ana odak noktası bulunuyor:

1. Otonom Silah Sistemleri: Bir insanın onayı olmadan hedef seçen ve karar veren sistemlerin yasaklanması için BM düzeyindeki görüşmeler 2026'da kilitlenmiş durumda. 2. Karar Destek Mekanizmaları: Yapay zekanın sunduğu yanıltıcı bir istihbaratın nükleer bir tırmanmaya yol açma riski, savunma uzmanlarını endişelendiriyor. 3. Çift Kullanımlı Teknoloji (Dual-Use): Sivil amaçla geliştirilen bir kod yazma aracının, aynı zamanda siber saldırı planlamak için de kullanılabilmesi, teknolojinin denetlenmesini imkansız hale getiriyor.

2026 Yapay Zeka Yönetişimi

Global çapta yapay zeka yönetişimi için 2026 bir dönüm noktası. Birleşmiş Milletler altında kurulan "Yapay Zeka Güvenlik Konseyi," modellerin tehlikeli yetenekler kazanıp kazanmadığını denetlemek için yeni standartlar belirliyor. Ancak bu denetimlerin, inovasyonu engellemeden nasıl yapılacağı büyük bir soru işareti.

Sonuç: Teknolojik Soğuk Savaş mı, İşbirliği mi?

Yapay zeka, ülkeleri ya tarihin en büyük işbirliğine ya da teknolojik bir soğuk savaşa sürükleyecek. 2026'nın gündemi gösteriyor ki, teknik ilerlemeden daha zoru sosyal ve siyasi uzlaşıyı sağlamak olacak. Gelecek sadece kodlarla değil, o kodların hangi etik değerlerle yazıldığıyla şekillenecek.

Makale Bilgileri

Yazar: İsmail Hakkı EREN
Benzer Konudaki Yazılar