MINOT — Kuzey Dakota Suç Soruşturma Bürosu'nun (BCI) İnternet Suçlarıyla Mücadele Görev Gücü'nün komutanı, yapay zekanın çocuk cinsel istismarını artırdığını düşünüyor. Özel Ajan Cassidy Halseth, "Her nesil, suçu değiştiren bir teknolojiyle karşılaştı" diyor. Araçlar, internet ve şimdi de yapay zeka, suç işleme biçimlerini önemli ölçüde değiştirdi.
Siber İhbarların Artışı
Halseth'in ekibi, geçen yıl 2,698 siber ihbar aldı ve bu, tüm zamanların en yüksek rakamı. Bu sayı, yalnızca BCI'ye çevrimiçi olarak gönderilen ihbarları kapsıyor ve diğer soruşturma ipuçlarını içermiyor. Halseth, "Yapay zeka yeni bir sorun yaratmıyor; mevcut bir sorunu daha da kötüleştiriyor" diyor. Yapay zeka, daha fazla suç soruşturmasında yer alıyor ve suçluların çocukları istismar etme yöntemleri evrim geçiriyor. Masum görüntüler, cinsel içerikli gibi görünmek üzere değiştirilirken, suçlular başkası gibi kolayca davranabiliyor.
Sextortion ve Zorbalık
Sextortion, özel cinsel fotoğraflarla veya videolarla birini şantaj yapma eylemi, yanıltıcı yollarla elde edilen materyallerle daha da yaygın hale geldi. Zorbalık ve taciz de artış gösterdi. Halseth, suç faaliyetlerinin yükseldiğini ve herhangi bir suçlunun çok az teknik bilgiyle bu tür eylemleri gerçekleştirebildiğini belirtiyor. Kuzey Dakota'nın Yapay Zeka ve Veri Merkezi Komitesi'nin ikinci toplantısında, Halseth gibi konuşmacılar çocuk güvenliği ve eğitim uygulamaları üzerine yoğunlaştı.
Çocukların Güvenliği
Toplantı, 13 Ağustos Perşembe günü Minot'ta yapıldı ve eyaletin yasama web sitesinde canlı yayınlandı. Yedi farklı alandan sunum yapan konuşmacılar, çocukların yapay zeka sohbet botlarını arkadaş olarak kullanmalarının yanı sıra, yapay zekanın çocuk cinsel istismar materyalleri oluşturmak için kötüye kullanılması konusundaki endişelerini dile getirdi. Halseth, yapay zeka tarafından üretilen çocuk cinsel istismar materyallerinin (CSAM) masum görüntülerden oluşturulabileceğini ve genellikle hiç yaşanmamış eylemleri tasvir ettiğini belirtiyor. Ancak bu durumun etkisinin, etkilenen çocuk için gerçek bir travma yaratabileceğini vurguluyor.
Çocukların kimlikleri ve benzerlikleri, kontrol veya bilgi olmadan kullanılıyor. Çocuklar, kendilerine karşı işlenen suçun farkına vardıklarında, bu görüntülerin başkaları tarafından görülme korkusuyla yaşamak zorunda kalıyor. Bu travma, terapi, okul değişiklikleri ve bazı durumlarda mağdurun hayatının tamamen yeniden yapılandırılmasını gerektirebilir.



